YAŞAM

Spor Yaparken Dinleyebileceğiniz 2024’ün En İyi Albümleri

Yılın yarısına neredeyse gelmişken 2024’ün şu an kadarki en iyi albümlerine bir göz atma zamanı. Dua Lipa, Vampire Weekend, Justice gibi tanıdık yanı sıra biraz daha yeni isimlerin de yer aldığı 10 albümlük liste, spor yaparken dinleyebileceğiniz yeni albümler keşfetmenizi sağlayabilir.

10 Mayıs 2024 7 dk
Spor Yaparken Dinleyebileceğiniz 2024’ün En İyi Albümleri

Vampire Weekend – Only God Was Above Us


2019’da piyasa çıkan Father of the Bride albümünden sonra açıkçası Vampire Weekend’in artık bir düşüş döneminde olduğunu söylemek mümkündü. Grubun ilk üç albümünün de prodüktörlüğünü yapan Rostam Batmanglij’nin de gruptan ayrılmasıyla alıştığımız Vampire Weekend’den biraz uzaklaşamıştık o albümle. Ancak Only God Was Above Us albümü klasik Vampire Weekend’e bir dönüş niteliğinde. Piano, gitar ve hatta ara ara başrolde olan yaylılarla birlikte neredeyse kusursuza yakın bir müzikal arka plana sahip albüm. Baştan sona ideal bir albüm dinleme deneyimi…

Dua Lipa – Radical Optimism

Bu yılın en çok beklenen albümü? Muhtemelen evet. Bu kadar beklentinin altından kalkmak kolay mı? Tabii ki değil. Dua Lipa’nın ilk iki imzası, kendi adını taşıyan ilk albüm ve Future Nostalgia, onu günümüzün en büyük popstar’larından biri yapacak kadar iyiydi. Radical Optimism ise ilk iki albüm kadar gösterişli değil.

Single’larla başlayalım. Houdini belki zayıf bir ilk single olmuştu, çok iyi eleştiriler de almadı zaten. Yine de oldukça akılda kalıcı, duyduğunuzda eşlik etmeden edemeyeceğiniz bir şarkı. Onu takip eden Training Season ise belki de Dua Lipa’nın en iyi şarkılarından. Ancak albüm bu ikisi dışında güçlü hit barındırmıyor. Levitating ya da Love Again gibi Dua Lipa klasiklerini bu albümde görmek biraz güç. Ancak bu kötü bir albüm olduğu anlamına gelmiyor. Ortada çok iyi bir prodüksiyon var, ve enstrümantal anlamda ilk iki albüm kadar güçlü Dua Lipa. Düşüş daha çok şarkı sözleri tarafında hissediliyor, biraz daha yüzeysel bir albüm o nedenle Radical Optimism. Yine de bu sezonun başarılı pop albümleri arasında. Dua Lipa’nın Grammy Ödülleri’ndeki performansı bile zaten bu albümün böyle listelerde yer alması için yeterli bir sebep.

Sprints – Letter to Self

Gitar ağırlıklı indie müziğin en yeni üyesi Sprints. Bu yılın hemen başında yayınladıkları Letter to Self ile daha ilk albümden isimlerinden çok söz ettiren bir grup oldular. İlk şarkıdan sonra şarkıya seviyesini hiç düşürmeyen albüm, yüksek tempolu antrenmanlar ve koşulara eşlik edebilir.

Little Simz – Drop 7

Aslında tam olarak bir albüm sayılmaz Little Simz’in en yeni EP’si Drop 7. Ancak hip hop müziğin son yıllardaki en iyi isimlerinden Little Simz, kısa da olsa yedi şarkılık kayıt yayınladıysa onu bu listeye almamak olmazdı. Little Simz’in bu ilk ‘drop’u değil, albümleri arasında kalan dönemlerde böyle EP’ler yayınlamayı seviyor kendisi. Ancak diğer EP’ler genelde önceki albümün devamı ya da sonraki albüme dair fikir verirdi. Bu sefer biraz daha deneysel bir kayıt var karşımızda. Çok güçlü beat’ler neredeyse Simbi’nin vokalinin de önüne geçiyor. No Thank You albümünden sonra bu kadar enerjik bir geçiş sürpriz olsa da Little Simz yine formunun zirvesinde. Yeni şeyler denemeye devam ediyor. Bir sonraki albümün habercisi bu enerjik beat’ler mi onu da yakında göreceğiz muhtemelen. Şimdilik Drop 7’ın akışına kendimizi bırakabiliriz.

Yard Act – Where’s My Utopia

Son yıllarda “spoken word” (vokalin konuşma sesine daha yakın olduğu müzik tarzı diye çevirebiliriz) akımı alternatif müzik ortamlarında son yılların en hızlı yükselen tarzı olabilir. Dry Cleaning’in öncülük ettiği bu akımın en özgün temsilcilerinden biri de Yard Act. İlk albümler The Overload, 2022’nin iyi albümlerinden biriydi. Ancak başarılı bir ilk albümün devamını getirmek çok zordur. Yüksek beklentiler ve kendini taklit etmekten kaçma gibi baskıların altından kalkamayan bir grup olmadı Yard Act. Mizah dolu ve İngiliz tarzı ironiyle beslenen şarkı sözleri Where’s My Utopia’nın da başrolünde. Fakat kendilerini tekrar etmek yerinde bu albümde müzikal anlamda daha farklı alanlara seyahat etmekten de kaçınmıyor Yard Act. Post-punk’ın yanında hip-hop ve pop esintileri de hissediliyor albüm boyunca.

Idles – TANGK

Artık bir Idles albümünden beklentilerimiz net. Görkemli ve patlayıcı bir enstrümantal altyapıya eşlik eden vokal Joe Talbot ve grubun post-punk ruhuna uygun protest şarkı sözleri… TANGK albümü de bu çalışan formül üzerinden gidiyor. LCD Soundsystem’in de olduğu ilk single Dancer, grubunun en popüler şarkılarından biri oldu bile. Grace de Coldplay referanslı videosuyla bir hayli ilgi gördü.

Justice – Hyperdrama

Bu senenin en çok beklenen elektronik albümü şüphesiz Justice’in Hyperdrama’sıydı. Hele de ilk single One Night/All Night şarkısının vokalinde Tame Impala olunca beklenti daha da arttı haliyle. Fransız elektronik müzik ikilisi bu beklentinin altından çok güçlü bir şekilde kalktı. Tame Impala’nın kattığı saykodelik etkinin yanı sıra albüm boyunca kendini hissettiren karanlık synthesizer melodileri sinematik bir etki yaratıyor.

English Teacher – This Could Be Texas

Bu yılın heyecan verici ilk albümlerinden bir de English Teacher’ın This Could Be Texas isimli albümü. Alternatif müzik ortamlarını yakından takip edenler zaten English Teacher’ın single’larını önceki yıllardan beri takipteydi. Ancak kimse bu kadar olgun bir ilk albüm beklemiyordu muhtemelen. Bass ve gitar temelli şarkılar, ustaca işlenmiş. Şarkılar farklı enstrümanların yoğunluğu içinde kaybolmamış. Çok temiz bir prodüksiyon sayesinde de “ilk albüm hataları” diyebileceğimiz ufak sorunlara bile yer bırakılmamış.

Vegyn – The Road To Hell Is Paved With Good Intentions

Joe Thornalley ya da müzik sektöründe bilinen adıyla Vegyn, son yılların en “underrated” prodüktörlerinden biri. Frank Ocean albümlerine verdiği katkıyla adından söz ettirmeye başladıktan sonra solo projeleriyle de elektronik ve hip-hop tarzlarında deneysel üretimlerine daha fazla ağırlık verdi İngiliz müzisyen. Yeni albümü de aslında bugüne kadar farklı alanlarda ürettiklerinin bir meyvesi gibi. Zira Vegyn yine deneysel ve özgün kalmayı başarıyor albüm boyunca. Ancak bu sefer anaakım bir tarza daha yakın. Enstrümantal ağırlıklı olsa da, konuk aldığı vokaller de Vegyn’in tarzına çok iyi ayak uydurmuş durumda. Sinematik atmosferiyle yoğun antrenmanlar sonrası rahatlamak istediğiniz anlar için güzel bir eşlikçi olabilir bu albüm.

21 Savage – american dream

Bu yılın belki de en çok dinlenen albümlerinden. Zaten albümü dinlemediyseniz bile albümün ilk single’ı redrum’a kulağınız aşina olabilir. Zira bu ara Instagram ve TikTok’ta en çok kullanılan şarkılardan biri. Ancak albüm redrum’dan ibaret değil. Doja Cat ve Travis Scott gibi isimlerin de konuk olduğu albüm, baştan sona görkemli hip hop albümü. Sadece beat’lerden ibaret değil albüm, yaylıları da çoğu noktada başrolde görebiliyoruz. Bu da albüme farklı bir boyut katıyor. Ancak derinlik konusunda biraz eksiği de yok değil american dream’in. Prodüksiyon çok iyi olsa da bu yüzeysellik albümü “çok iyi albüm” sınıfın belki bir seviye altına yerleştiriyor. Yine de hip hop severlerin spor yaparken playlistlerinden eksik etmeyeceği bir albüm olduğu açık.

Ali Çolak
Ali Çolak

SAYFA BAŞINA DÖN

ÖNE ÇIKANLAR

MAC+
KULÜP VE STÜDYOLAR