FUTBOL

Spiral

Avrupa futbolunun en köklü ekiplerinden Marsilya, alıştığımız şaşaalı günlerinden uzak bir görüntü içinde. Peki kötü gidişat nerede başlamıştı?

27 Kasım 2023 7 dk
Spiral

Marsilya kulübü, geride bıraktığımız 10 yılı asla çıkamadığı bir spiralin içinde geçirdi. Geçtiğimiz sezondan bu yana üçüncü, son 10 yıldaki 12. teknik direktörüyle çalışan kulüp, aslında bu 10 yılda beş kez Şampiyonlar Ligi’ne gitti, bir kez UEFA Avrupa Ligi finali ve Fransa Kupası finali oynadı ve ligde başarılı sayılabilecek birçok sezon geçirdi. Aralarında oldukça kariyerli birçok ismin bulunduğu bir teknik direktörler listesine, iyi oyunculara, tutkulu bir taraftar grubuna ve derin bir kulüp geleneğine sahip olan Marsilya, bir türlü bu spiralin içinden kendini kurtaramıyor. Spiralin son halini anlamak içinse, son 10 yılda arka arkaya verilen kötü kararları hatırlamak gerekiyor.

Bielsa Ve Sonrası

Marsilya kulübü, efsanevi stadyumu Velodrome’u 2014-15 sezonu öncesi üçüncü kez renove ettiğinde, yeni stadyumuyla birlikte şampiyonluğa oynamanın hesabını yapıyordu. Bu kez büyük düşünen başkan Vincent Lebrune, Şili ve Atletic Bilbao’da gösterdiği oyunla birlikte tüm futbol dünyasının sevgisini kazanan Marcelo Bielsa’yı takımın başına getirmiş, tüm şartlarını da kabul etmişti. Beş büyük ligden birinde, şampiyonluk hedefleyen bir takımda ilk kez görev alan Bielsa, klasik 3-3-3-1’iyle Andre Ayew, Mario Lemina, Dmitri Payet ve Andre-Pierre Gignac gibi oyunculardan daha önce hiç veremedikleri performansları almış, her daim ateşli Marsilya taraftarıyla aykırı kişiliği sayesinde hemen bağ kurmuştu. Futbol dünyası Bielsa’nın Marsilya’sını izlemeye başlamış, Marsilya ise her maç eğlendirmeye ve kazanmaya alışmıştı.

Marsilya 7 ay liderlikte kaldığı Ligue 1’i arka arkaya gelen sakatlıklar ve Şubat-Mayıs arasındaki 11 maçta yalnızca 2 galibiyet aldıkları seri sonrasında dördüncü bitirse de, hemen hemen hiçbir şeyden memnun olmayan Marsilya taraftarı, gelecek sezon için Marcelo Bielsa’nın tamamen arkasındaydı.

Kulüp 2015 yazında, içlerinde merkez orta sahadaki ikili Lemina ve Imbula, takımın beyni Dimitri Payet ve attığı 23 golle kariyer sezonu çıkaran Andre-Pierre Gignac üçlüsünün de bulunduğu, Bielsa’nın hemen hemen hiç bozmadığı 11’inden 6 oyuncuyu kaybetti. Ağustos ayına kadar sabreden, ancak sabrının sonunda – ekonomik gerekçeler öne sürülerek – listesindeki oyuncuların herhangi birinin transfer edilmediğini gören Marcelo Bielsa, 2015-16 Ligue sezonunun ilk maçı olan iç sahadaki Caen maçından dakikalar önce başkan Lebrune’e attığı mesajla Marsilya teknik direktörlüğünden istifa ettiğini açıklamış, hatta oyuncular ve tribünler bu durumu sosyal medyada dolaşan haberlerden öğrenmişti. Herkes şok içindeydi. Yukarıda bahsettiğim spirali başlatan şey, Bielsa’nın attığı mesajdı.

Ertesi gün kulüp binasına giden Marsilya taraftarı “Bielsa dönmüyorsa siz de gidin” protestosuyla net bir mesaj verse de, Bielsa’yı ikna edemeyen Lebrune yönetimi alelacele Michel’i takımın başına getirmişti, fakat kendini dev bir kavganın içinde bulan Michel ve bir sezon öncesine göre oldukça yetersiz gözüken Marsilya kadrosu, Velodrome’da altı ay boyunca tek bir maç dahi kazanamadıkları sezonu son 15 yılın en kötü performansıyla, 13. olarak bitirmişti. Michel, direkt olarak kulübün sahibi Margherita Louis-Dreyfus tarafından kovulmuş, sezonun sonunda da başkan Vincent Lebrune’ün görevine son verilmişti.

Sahaya direkt etkisi, hızlıca parlaması ve gösterdiği büyük tepkilerle bilinen Marsilya taraftarı, hemen hemen şehri yakacak seviyede sinirliydi artık. Margherita Louis-Dreyfus zorunluktan sahip olduğu -eşi Robert’in ölümü sonrasında Marsilya kulübünü bir anda elinde bulmuştu- kulübü satışa çıkardı. Yeni sahip, ABD’li işadamı, spor yatırımcısı Frank McCourt’tu.

Yeni Dönem, Aynı Marsilya

Marsilya gibi dev bir kulübü sadece 44 milyon euro karşılığında alan Frank McCourt, hemen berbat durumdaki kulüp yönetimine el attı. Fransız spor yöneticisi Jacques Henri-Eyraud’yu takımın başına getirip, hiyerarşinin tepesine yerleştirdi. Eyraud ve McCourt’un iddiası büyüktü. 200 milyon euro’luk bir yatırım sözü veren ikili “OM Champion” adını verdikleri projeyle önce Marsilya kadrosunu düzeltecek, sonra taraftarının mutlu olduğu bir takım yaratıp şehirle barışacak, sürekli Şampiyonlar Ligi’ne giderek sonunda lig şampiyonluğuna oynayan, eskisi kadar büyük bir takım yaratacaktı. Eyraud sportif direktörlüğe eski Barcelona sportif direktörü Andoni Zubizarreta’yı getirdi, teknik direktörlüğe ise Roma’dan ayrılan Rudi Garcia getirildi.

Yapılanmanın sonunda, 2017-18 sezonunda Marsilya 14 yıl sonra ilk kez bir Avrupa kupası finali görmüş olsa da, UEFA Avrupa ligi finalini Atletico Madrid’e kaybetti. Ligde Şampiyonlar Ligi’ni bir puanla kaçıran Rudi Garcia, ertesi sezon ligde üçüncü sıranın 11 puan gerisinde kalıp beşinci olunca, ilk büyük hedef olan Şampiyonlar Ligi’ni bir kez bile tutturamadan görevinden alındı. Beraberinde Andoni Zubizarreta’yı da götürecekti. McCourt ve Eyraud, sportif direktörlük görevini, dev tartışmalara ve taraftarın baskısına rağmen 35 yaşındaki Pablo Longoria’ya teslim etti.

Ezeli rakip PSG’nin her seneye doğal favori girip, Avrupa’da sükse yapması, Monaco’nun PSG’den şampiyonluk çalması, Marsilya’nınsa büyük hedeflerle yola çıkıp daha da geriye gitmesi, Marsilya taraftarının tam anlamıyla sabrını taşırmıştı. 2019-20 sezonu için takımın başına gelen Andre Villas Boas’ın Covid-19 sebebiyle yarıda kalan sezonda takımı nihayet yedi sezon sonra Şampiyonlar Ligi’ne götürerek suları biraz durultsa da; arka arkaya yapılan kötü transferler, Vilas Boas’ın Aralık-Mart arasında yalnızca iki maç kazanabilmesi, Şampiyonlar Ligi’nde Porto ve Olimpiakos’un bulunduğu grubun son sırada bitirilmesi, taraftarın iç sahadaki PSG mağlubiyeti sonrası tesisleri basmasıyla birlikte alevlenen süreç, taraftarın açık açık “kellesini istediği” Andre Vilas Boas’ın ve Jacques Henri-Eyraud’nun Şubat sonunda takımdan ayrılmasına yol açtı.

Frank McCourt tarafından başkanlığa getirilen sportif direktör Pablo Longoria, öncelikli işinin taraftarla barışmak olduğunun farkındaydı. Çok vakit geçmeden, Bielsa tedrisatından gelen Sampaoli’yi takımın başına getirdi. Sampaoli takımı UEFA Avrupa Ligi’ne götürerek gemiyi limana yanaştırmayı başardı, bu da taraftarın kulüple arasındaki kavgaya biraz ara vermesini sağladı. Transfer döneminde 55 milyon euroya yakın bir para harcadığı sonraki sezonun sonunda Marsilya, nihayet PSG’nin ardında sezonu ikinci olarak tamamlamış, Konferans Ligi’nde yarı final görüp, taraftarıyla barışmayı başarmıştı. İşler normale dönüyor gibiydi ancak Marsilya’nın normale alerjisi vardı.

Son Kriz

Pablo Longoria yönetimi, “Marsilya’nın hedefleri doğrultusunda geçen harika 16 aylık dönem” sebebiyle Sampaoli’ye teşekkür ederek, henüz kimsenin anlayamadığı bir şekilde, 3 Temmuz 2022’de Sampaoli’nin görevine son verdi.  Hemen üç gün sonra takımın başına getirdiği Igor Tudor, yeni sezonun ilk maçında “Sampaoli’yi geri istiyoruz” diye pankartlar açan Marsilya taraftarı tarafından ıslıklandı. Igor Tudor sezonu üçüncü bitirip, takımı Şampiyonlar Ligi’ne götürerek taraftarın saygısını kazansa da sezonun sonunda görevinden alınıp, yerini Marcelino’ya bıraktı. Marcelino’nun Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Panathinaikos’u geçememesi,72 milyon euro harcanan transfer döneminde kendisinin değil, başkan Longoria’nın etkili olduğunu söylemesi sonrası sadece 7 maç sonunda görevden alınması spiralin geldiği yeri gösteriyor.

Eylül sonunda takımın başına gelen Gennaro Gattuso, ligde yavaş yavaş düşme hattına inen Marsilya’nın kötü gidişine dur demek için doğru isim mi, bu ayrı bir tartışma. Ancak son 10 yılda, iki farklı sahip, üç ayrı başkan, üç farklı sportif direktör ve beraber çalıştıkları yönetimlerin tamamının berbat kararlar vermiş olması, kulübün geldiği noktanın ana sebebi. Başkan, sportif direktör ve teknik direktör kellesi isteyen, tepki vermek istediğinde kendi oyuncularının işini zorlaştıran, hatta bu sezon oynanan Olympique Lyon maçından önce, Lyon otobüsüne attığı taşlar sebebiyle Lyon teknik direktörü Fabio Grosso’nun kafasını yarıp, maçı erteleten Marsilya taraftarının agresyon seviyesi de, kulübün içinde bulunduğu durumdan çıkmaya pek de yardımcı değil.

Marsilya 10 sene önce içine düştüğü spiralde çıkabilecekmiş gibi durmuyor. Jorge Sampaoli’nin görevden alındığını paylaşan RMC’nin tweet’inin altındaki bir Marsilya taraftarı yorumu, kulübün en iyi özeti gibi;

“Kulübüm maalesef işlerin düzgün gitmesinden derin bir rahatsızlık duyuyor.”

Ozan Can Sülüm

Ozan Can Sülüm

1997’de hentbol oynamaya, 2009 yılında spor medyasında çalışmaya, 2013 Şubat ayında da uzun mesafe koşmaya başladı. Sporu ya yapıyor, ya izliyor, ya yazıyor ya da yayınını yapıyor. Hayatı spordan ibaret.

Tüm yazılarına göz at (6)
SAYFA BAŞINA DÖN

ÖNE ÇIKANLAR

MAC+
KULÜP VE STÜDYOLAR