BASKETBOL

Dörtlü Final

Berlin, uzun zaman sonra ucu en açık Final Four’lardan birine ev sahipliği yapacak. Her takım için gelecek hafta sonu ayrı önem taşıyor. Dört farklı takım, dört farklı motivasyon ve dört farklı hikâye… Ve tek bir hedef: Şampiyonluk.

20 Mayıs 2024 5 dk
Dörtlü Final

Panathinaikos-Fenerbahçe Beko: Yıllardan sonra, yollardan sonra…

Final Four’daki iki yarı final maçını ‘hasret kaldığı yere dönenler’ ve ‘son dönemin en istikrarlı yapıları’ olarak ikiye ayırırsak yanlış olmaz.

Fenerbahçe Beko, 2019’dan sonra ilk kez Final Four’da mücadele edecek. Üstelik Berlin’deki yerini alırken işler güllük gülistanlık değildi. Temsilcimiz, sezona geçtiğimiz 2022 yazında takımı emanet ettiği Dimitris Itoudis ile başladı ancak Aralık ayında takımın başına eski bir dost geçti: Sarunas Jasikevicius. Çalkantılı Itoudis dönemi, geçen sezonun sonuyla birlikte bazı sinyaller vermeye başlamıştı. Kupasız tamamlanan sezonun ardından, ikinci sezonunda Yunan koçun ekibi; aldığı aynı tarz mağlubiyetler, oyun yoğunluğunu maç geneline yayamama gibi sorunların beraberinde artık ileriye gidemiyordu. Fenerbahçe de hızlı reaksiyon verdi ve bunun meyvelerini topladı.

final four

Jasikevicius’un İstanbul’a ayak basmasıyla beraber en büyük soru işaretleri eski oyuncuları ile iletişiminin nasıl olacağı ve ipleri elinde isteyen bir koçun kendisinin oluşturmadığı takım üzerinde nasıl hakimiyet kuracağıydı. Açıkçası, Litvanyalı koç iki testten de geçer not aldı. Sezon başı topun ağzında olan Nick Calathes, eski öğretmenin sahadaki eli, kolu, gözü kısacası her şeyi oldu. Nigel Hayes-Davis ise Barcelona günlerinin aksine hücumda rolünü büyütmüş ve perde çıkışlarında bile şut attığını gördüğümüz sekanslar izletmişti. Bir de üstüne ALBA Berlin karşısında EuroLeague’in bir maçta en çok sayı atan oyuncusu olmuştu. Jasikevicius gibi oyuncularını sürekli diken üstünde hissettiren, detaycı bir koçun; Fenerbahçe gibi teoride yarı saha hücumlarında tıkanmasını bekleyeceğin bir takımdan çok acayip bir hücum takımı yaratması takdiri hak ediyordu. 20 günlük ara sonrası Fenerbahçe, oynadığı maçlarda kulüp rekorlarını kırdı. AS Monaco ile oynanan playoff serisinde ise oyunun diğer tarafında öne çıktı. Özellikle serinin son iki maçında artan sertlik seviyesi ile Fenerbahçe hücumları yarı sahada sürekli tıkanmıştı ancak aynı sertliği savunmada gösteren Fenerbahçe’yi Berlin’e Calathes’in iki üçlüğü taşıdı.

Yıllardır kaybetmekten bunalan Panathinaikos ise çareyi komşuda buldu. İki kez EuroLeague kupasını kaldıran Ergin Ataman, yeni meydan okuması için Atina’yı tercih etti. Kadro sil baştan kuruldu; yetmedi, sezon içinde de takım kabuk değiştirdi. Sezona küçük düşürücü Olimpiakos mağlubiyetiyle başlayan Panathinaikos, sezonun ilk bölümünde inişli çıkışlı bir performans sergiledi. Sezon ilerledikçe ritim bulan Atina ekibi, insanların beklentisinin aksine savunmada yaptığı işlerle ligde farklı bir konumda yer aldı. Ve günün sonunda Ataman takımlarının karbon izlerini taşıyan ve OAKA’yı hayata döndüren takım, 12 yıllık hasrete son verdi. Oyun kurucuların özgür bırakıldığı, Grigonis’in ise topa yön veren üçüncü oyuncu olduğu takımda alanı genişleten dört numara ise Mitoglu. Takımı tamamlayan ise çember altı canavarı Lessort.

Maccabi Tel Aviv ile oynadıkları seri, diğer üç seriye nazaran çok daha gergin ve saha dışına taştı. Seri basketbol rayından çıkıp politika sahnesine frene patlayan kamyon misali ilerledi. Gerginlik arttıkça taraflar sakinleşmek yerine ateşi daha da harladı. Ancak Maccabi’nin unuttuğu bir şey vardı: Ergin Ataman kaotik ortamların her zaman bir numaralı bir aktörüydü. Kaostan olumlu enerjiyi devşirmeyi de ondan iyi bilen insan sayısı kıta basketbolunda çok azdır. Belki de yoktur… Ergin Ataman, kaosu ve baskıyı yönettiği gibi kadrosundan da maksimum verimi almayı iyi bildi. Papapetrou-Grigonis değişikliği serinin kaderini değiştirdi. Karar maçında ise şapkada Kalaitzakis çıktı.

ergin ataman

Final Four’un açılış maçında iki takım kozlarını paylaşacak. Bir tarafın son Berlin macerası rüya gibi biterken diğer tarafta hüzün vardı. Final Four’da yer alan koçlar arasında sadece Jasikevicius’un koç olarak şampiyonluğu yok. Belki de bir ilke oyunculuk kariyerinde son EuroLeague şampiyonluğu yaşadığı kentte imza atacak.

Real Madrid-Olimpiakos: Geçen seneden kalan hesap…

Real Madrid, Şubat ayındaki araya kadar farklı bir kulvarda tek başına yarışıyordu. Ara sonrasında da aynısı oldu ancak gemi su almaya başladı. Halihazırda geçen senenin şampiyon olan kadrosuna Campazzo eklemesi ve oynadıkları dominant basketbol, onları herkesten ayrıştırmıştı. Ancak sezon ilerledikçe Real Madrid’in problemleri günyüzüne çıktı. Maçların kazanılmasından bağımsız miadı dolmuş bir ekip havası vardı başkent ekibinde. Hezonja ve Tavares, transfer haberlerinin başlıklarını süslerken takım içinde tartışmalar, kavgalar da herkesin bildiği gerçeklere dönüşmüştü. 20 günlük aranın ardından evinde Panathinaikos ve Fenerbahçe’ye de kaybedince Real Madrid üstünde soru işaretleri artmaya başladı. Güçlü sezon başlangıcı sayesinde play-off veya liderlik pozisyonunu tehlikeye atmadı. Playoff hesabını da erken görüp Berlin’de yerini alan ilk takım oldular ama karşılarında geçen senenin hesabını kapatmak isteyen yaralı bir Olimpiakos olacak.

real madrid final four

Geçen seneki final gününün ardından Olimpiakos için kötü günler geride kalmıştı. Zira, onları daha da kötü günler bekliyordu. Takımın özellikle de hücumdaki en büyük iki silahı Pire’yi terk etmişti; Vezenkov, Yeni Dünya’nın yolcusu oldu, Sloukas ise Olimpiakos’un yüreğine hançer sapladı. Bu ikilinin yokluğunda bir sürü transfer yapıldı ancak hâlâ büyük soru işareti. Walkup gibi hücumda sınırları olan bir oyuncunun direksiyonda olduğu takımın yarı saha hücumlarında tıkanması olası. Ancak Olimpiakos, yarı sahada set temposu yüksek bir takım. Topsuz oyunda da maharetleri olan personeller mevcutken yarı sahada krize sürekli girmiyorlar. Pire ekibi için en büyük endişe, sadık kaldıkları A planına antitez üretildiğinde reaksiyon hızları çok yavaş oluyor. Bartzokas, geçtiğimiz üç sezonluk periyotta ligin en az hamle yapan koçlarından biriydi. Ancak Yunan koçun en çok ve özellikle de geçen sezon finalinde eleştirildiği yer de buydu. Olimpiakos güçlü takım olgusu ve takım sertliği ile Berlin’de yerini aldı.

“Final Four tarihinde en tehlikeli şey nedir?” sorusunun cevabı herhalde ‘underdog’ statüsündeki Olimpiakos’tur. Karşılarında ise nasıl kazanılmasını gerektiğini en iyi bilen camia var. Berlin’de dört kez kupa finalinde karşı karşıya gelen iki takım, bu kez yarı finalde karşılaşacak.

Ege Onur Yapıcı

Ege Onur Yapıcı

Tüm yazılarına göz at (1)
SAYFA BAŞINA DÖN

ÖNE ÇIKANLAR

MAC+
KULÜP VE STÜDYOLAR